Yağmurlu bir Madrid öğleninden merhaba. Sabah erkenden uçağa binip geldiğimiz başkentte gezip görülecek yerler listesi oldukça kalabalık ama zamanımız da bir o kadar kısıtlı. Müzeler, sanat galerileri ve parkları detaylı olarak gezmek istiyoruz, bunun için öncelikle metroyu tanımamız ve ıslanmamamız gerek. Otelimize yerleşip, üzerimizi değiştiriyor ve en büyüğünden bir şemsiye açıp turumuza başlıyoruz.

IMG_3114

IMG_3136

IMG_3143

IMG_3147

IMG_3156

IMG_3159

IMG_3163

IMG_3168

Madrid’in ana meydanlarından biri olan Plaza Mayor ilk durağımız. III. Philip tarafından yaptırılmış meydanın tam 9 girişi bulunuyor. Dört tarafını çevreleyen binalar 3 katlı ve oldukça şirin balkonları var. Meydandaki cafe ve restaurantlarda oturup buranın tadını doyasıya çıkarabilirsiniz fakat geçmişte tarihi olaylara tanıklık etmesi ve idam cezası alan suçluların infazlarının gerçekleştirilmesi bakımından pek iç açıcı olmadığı kesin.

IMG_3178

IMG_3179

IMG_3180

IMG_3181

Tapas, çeşitli deniz ürünleri, tatlılar, meyvelerin bulunduğu müthiş bir yer olan Mercado San Miguel’e uğramadan geçmenin imkanı yok. Barcelona’da ki La Bouqeria’ya oldukça benzeyen bu çarşıda yemek yemek için yer bulmak biraz sorun olsa da gezip atıştırmalık için ideal.

IMG_3194

fotos-madrid-chocolateria-san-gines-001

2014’ün Eylül ayında gitmiş olduğumuz Barcelona’da en sevdiğim şeylerden biri churrostu ve tadı damağımızda kalan lezzetlerdendi. Madrid’de de benzer bir lezzette churros bulacağımızı umarak şehrin en iyi churros yapan yerini search ettiğimde haritam bizi San Gines’e yönlendirdi. Hava şartlarına rağmen içerisi kalabalıktı ve kuyruğa girdik. Maalesef Barcelona’da ki churros ile uzaktan yakından alakası olmayan, şekersiz hamur çubukları geldi. Burada adet çikolataya bandırıp yemek. Garsonların ise ultra kaba olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

IMG_3184

Akşam yemeği için ise paella olmazsa olmazımız, domates soslu ekmekler buz gibi Cava ve arkasından derin bir uyku 🙂

Yorum Yaz

Pin It