Aylardır heyecanla beklediğimiz İstanbul Fashion Week’te günün ilk defilesi olan karma defileye yetişemedim ancak Şafak Tokur’un ilk kez solo yaptığı defileyle açılışı yaptım. Üç ayrı temanın işlendiği defilede deniz, bağlama ve zaman ele alınıp oldukça sıradışı kullanılmış ve hayatın iç içe geçmiş karmaşıklığına göndermeler yapmış.
 

 
Favorilerimden biri olan Günseli Türkay 70’li senelerin iki boyutlu duvar kağıtlarından esinlenerek ve espirili bir şekilde yorumlayarak hazırladığı extreme boyutlardaki hayvan desenleri ipek kumaşlar üstünde baskılara dönüşüyor. Zaten iki yıldır ipek ve rahat gömleklere bayılıyorum, bu koleksiyonda da karşılaştığım için çok sevindim. 
 
 

 
 
 1.günün kesinlikle en beğendiğim defilesi Dilek Hanif’e aitti. 1800’lü yıllarda yaşayan ve resimlerinde kadınları betimleyen ressam Mary Cassat’tan ilham alarak yarattığı romantik ve sofistike modellerden oluşan koleksiyon daha çok pastel renklerden oluşuyordu. Uçuş uçuş tüller, en sevdiğim danteller, işlemeli kumaş ve krepler kendisini ayakta alkışlamaya yetip arttı.
 


 
 
Yazar

Yorum Yaz

Pin It