IT’S LONDON BABY

Aylar öncesinden planlanmış Londra seyahatini Ekim Ayı’na ertelemiş olmakla hiçbir şey kaybetmediğimi anlıyorum, zira ben Avrupa ülkelerini sonbaharda gezmeye bayılıyorum. Uçakta 3-4 saat hiç müdahale edilmeden oturup 2 filmi üst üste izlerken bile oldukça keyifliyim, bayağıdır bu kadar boş vaktim olmamıştı. Çok erken saatte bindiğimiz için kahvaltıya Londra’ya yetişiyoruz. Hyde Park’ı kısmen gören eski bir otele bavullarımızı bırakıp birşeyler yemek için dışarıya çıkıp yürümeye başlıyoruz. Genellikle her sokakta karşımıza çıkan ve hayat kurtarıcı sandviçleri sayesinde kararsız anlarımızda soluğu aldığımız Pret A Manger’da yulaf ezmesiyle birlikte muhteşem tazelikte bir çikolatalı kruvasanı kapıyorum. Buraya daha birkaç kez geleceğiz.. Tüm günümüzü Hyde Park’ta yürüyerek, sincapları takip ederek geçiriyoruz.

Ertesi sabah ilk işimiz Big Ben ve London Eye’ı görmek için erkenden kalkmak. Kasvetli ve yağmurlu havaya inat pembe hırkamı giyiyor, şemsiyeciden en büyük şemsiyeyi almayı ihmal etmiyorum. Henüz kalabalık değilken güzel fotoğraflar çekiyoruz, Big Ben uzun sürecek bir bakıma girdiği için iskelelerle çevrili olsa da ihtişamından pek birşey kaybetmiş görünmüyor. Thames Nehri üzerinde yürüyerek alt geçide ulaşıp karşıya geçiyoruz. London Eye, şehrin neresinden bakarsan bak kendini saklamıyor. Olabildiğine büyük kapsüller birbirini takip ederken yağmur hızını arttırıyor. Koşarak bir taksiye biniyoruz ve camda biriken yağmur damlaların arasından yollara bakarak ilerliyoruz. Durağımız dünyadaki farklı uygarlıklardan milyonlarca eserin toplanıp sergilendiği British Museum. Burası için söylenecek çok şey var ama vakit sıkıntısı yüzünden sadece gezmek istediğimiz bölümlere odaklanabiliyoruz. Bir daha ki sefere tüm günümüzü buraya ayırmalıyız diye de söz veriyoruz.

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with hb1 preset

image1

image2

image1-2

Sibel Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir